Disleksi ve Yabancı Dil Öğrenimi: İngilizce Öğrenmek Mümkün mü?
Disleksi, yabancı dil öğrenmenin imkânsız olduğu anlamına gelmez. Çocuğun İngilizce dersinde nerede zorlanabileceğini, öğretimin evde ve okulda nasıl kolaylaştırılabileceğini anlattık.
Bir çocuk Türkçe okumayı öğrenirken zorlanıyor olabilir. Okulda İngilizce dersleri başladığında ailesi şu soruyu sorabilir: “Ana dilinde güçlük yaşarken başka bir dili nasıl öğrenecek?”
Bu kaygı anlaşılır. Yeni bir dil öğrenmek; yeni sesleri ayırt etmeyi, kelimeleri hatırlamayı, okumayı, yazmayı ve konuşmayı gerektirir. Ancak disleksi, yabancı dil öğrenmenin imkânsız olduğu anlamına gelmez. Önemli olan çocuğun hangi beceride zorlandığını anlamak ve öğretimi buna göre düzenlemektir.
Yeni bir dil öğrenirken neler değişir?
Bir çocuk yabancı dil dersinde yalnızca yeni kelimeler öğrenmez. Bildiği seslerin yanında yeni seslerle, farklı yazım kurallarıyla ve yeni cümle yapılarıyla karşılaşır.
Örneğin öğrenci:
- Duyduğu bir kelimeyi tanımayı,
- Kelimeyi doğru söylemeyi,
- Yazılı hâlini okumayı,
- Doğru yazmayı,
- Bir cümlede kullanmayı
ayrı ayrı öğrenir. Bir kelimeyi duyunca anlaması, onu hemen doğru yazabileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde kelimeyi okuyabilmesi de konuşurken kolayca hatırlayacağı anlamına gelmeyebilir.
Disleksisi olan bazı öğrenciler için bu beceriler arasında bağlantı kurmak daha fazla zaman, açık anlatım ve tekrar gerektirebilir.
Türkçe ve İngilizce arasındaki fark neden önemlidir?
Dillerin yazı sistemleri aynı biçimde işlemez. Türkçede harflerle sesler arasındaki ilişki oldukça düzenlidir. İngilizcede ise bir harfin veya harf grubunun okunuşu kelimeye göre değişebilir.
Bu fark, Türkçe okumayı öğrenirken belirli bir yöntem geliştirmiş çocuğun İngilizce kelimeleri okurken yeni kurallarla karşılaşması anlamına gelir. Örneğin İngilizcede kelimenin yazılışına bakarak okunuşunu tahmin etmek her zaman kolay değildir.
Fakat buradan “Türkçe kolaydır, İngilizce öğrenilemez” sonucu çıkmaz. Türkçe okurken de hız ve akıcılıkta güçlükler yaşanabilir. Bir çocuğun İngilizce dersindeki ihtiyacı ise Türkçe okuma becerileri, İngilizceye ne kadar maruz kaldığı ve aldığı öğretim birlikte değerlendirilerek anlaşılır.
Çocuk İngilizce dersinde en çok nerede zorlanabilir?
Güçlüğün yeri çocuktan çocuğa değişir:
- Yeni sesleri ayırt etme: Türkçede kullanmadığı veya birbirine benzer duyduğu İngilizce sesleri karıştırabilir.
- Okunuş ile yazılışı eşleştirme: Kelimenin nasıl söylendiğini bilip nasıl yazıldığını hatırlamakta zorlanabilir.
- Yeni kelimeleri hatırlama: Derste öğrendiği kelimeyi başka bir gün yeniden tanımak için daha çok tekrara ihtiyaç duyabilir.
- Okuma hızı: Kelimeyi doğru çözse bile bir cümleyi okumak uzun sürebilir.
- Yazılı anlatım: Ne söylemek istediğini bilirken İngilizce cümleyi yazıya dökmek zor gelebilir.
- Hızlı yanıt verme: Bildiği kelimeyi konuşma sırasında hemen hatırlayamayabilir.
Bu güçlüklerin hiçbiri tek başına disleksiye özgü değildir. Yeni bir dil öğrenen birçok öğrenci aynı alanlarda zorlanabilir. Değerlendirmede öğrencinin ana dilindeki becerileri, yabancı dile ne kadar süreyle ve nasıl maruz kaldığı da dikkate alınmalıdır.
“Önce Türkçeyi tamamen öğrensin, sonra İngilizceye başlasın” doğru mu?
Her çocuk için geçerli böyle bir kural yoktur. Disleksisi olan çocukların da yabancı dil öğrenme fırsatı olmalıdır. Yabancı dil dersini tamamen bırakmak yerine, önce öğrenmeyi hangi yöntemin kolaylaştırdığını araştırmak daha yararlıdır.
Örneğin bir öğrenci kelimeleri duyarak ve söyleyerek iyi öğrenirken yazılışlarını hatırlamakta zorlanabilir. Bir başkası kelimeleri tanır ama konuşurken kullanmak için daha fazla zamana ihtiyaç duyar. İkisine aynı çalışma yöntemini uygulamak aynı sonucu vermeyebilir.
Yabancı dil öğretimi nasıl daha anlaşılır hâle getirilebilir?
Yararlı öğretim, “Bu kelimeyi ezberle” demekten fazlasını içerir. Yeni bilgi açıkça gösterilir, önceki bilgilerle bağlantı kurulur ve öğrenci onu farklı biçimlerde kullanır.
Örneğin yeni bir kelime öğrenilirken:
- Kelime dinlenir: Nasıl söylendiği duyulur.
- Kelime söylenir: Öğrenci telaffuzu dener ve geri bildirim alır.
- Anlamı öğrenilir: Kelime bir resim, nesne veya kısa bir cümleyle ilişkilendirilir.
- Yazılı hâli incelenir: Kelimedeki harfler ile duyulan sesler arasındaki ilişki konuşulur.
- Kullanılır: Öğrenci kelimeyi anlamlı bir cümlede kullanır.
- Daha sonra yeniden çalışılır: Öğrenme tek bir derste bırakılmaz.
Rol yapma, oyun ve konuşma etkinlikleri çocuğun dili kullanmasına fırsat verebilir. Ancak eğlenceli bir etkinlik tek başına yeterli olmayabilir; öğrenci zorlandığı sesleri, kelimeleri ve yazım özelliklerini açık bir öğretimle de çalışmalıdır.
Evde İngilizce çalışırken nelere dikkat edilmeli?
Ailenin yabancı dili kusursuz bilmesi gerekmez. Öğretmenle uyumlu ilerlemek ve çocuğun nerede zorlandığını gözlemlemek daha önemlidir.
- Çalışılacak kelime sayısını yönetilebilir tutun. Çok sayıda kelimeyi bir akşamda ezberletmeye çalışmak yerine öğrenilenleri tekrar gözden geçirin.
- Kelimeyi yalnızca yazdırmayın. Doğru telaffuzu dinlemek, anlamını konuşmak ve cümlede kullanmak da öğrenmenin parçasıdır.
- Çocuğa düşünme süresi verin. Kelimeyi hemen hatırlayamaması hiç öğrenmediği anlamına gelmez.
- Hataları inceleyin. Kelimeyi yanlış mı duydu, yanlış mı okudu, yoksa yazılışını mı karıştırdı? Bu sorular farklı desteklere işaret eder.
- Küçük ilerlemeleri fark edin. Daha önce tanımadığı bir kelimeyi bir hikâyede anlaması da gelişmedir.
Öğretmeninden, evde hangi seslerin, kelimelerin veya cümlelerin çalışılmasının yararlı olacağını öğrenmek tekrarları daha hedefli hâle getirir.
Birden fazla dil öğrenmek disleksiye neden olur mu?
Hayır. Birden fazla dil öğrenmek disleksiye neden olmaz. Öte yandan yabancı dilde güçlük yaşayan herkesin disleksisi olduğu da söylenemez.
Yeni bir dil öğrenirken hata yapmak beklenen bir durumdur. Bir güçlüğü değerlendirirken çocuğun hangi dili ne kadar süredir kullandığı, ana dilindeki okuma gelişimi ve aldığı öğretim birlikte incelenmelidir. Böylece dil öğrenme sürecindeki olağan zorluklarla daha kalıcı okuma güçlükleri birbirine karıştırılmaz.
Hedef kusursuzluk değil, dili kullanabilmektir
Yabancı dil öğrenmenin amacı, her kelimeyi ilk denemede kusursuz okumak veya yazmak değildir. Bir dili öğrenen çocuk zamanla başkalarını anlar, kendini ifade eder, metinlere ulaşır ve yeni kültürlerle tanışır.
Disleksisi olan bir öğrenci bu yolculukta bazı beceriler için daha fazla zamana ve farklı öğretim adımlarına ihtiyaç duyabilir. Güçlüğün nerede olduğunu anlamak, yabancı dil öğrenme fırsatını açık tutmanın en iyi yoludur.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Öğrenciye özgü değerlendirme veya eğitim planı yerine geçmez.
Kaynaklar
- Uluslararası Disleksi Derneği – Okulda Yabancı Dil Öğrenimi ve Öğrenme Güçlükleri
- British Dyslexia Association – Yabancı Dil Öğretimi
- Uluslararası Disleksi Derneği – Farklı Yazı Sistemlerinde Disleksi
- ABD Eğitim Bilimleri Enstitüsü – Birden Fazla Dil Öğrenenlerde Disleksi Taraması
- Türkçede Kelime Okuma Hızı ve Okuduğunu Anlama Üzerine Araştırma

